Ardıç Ağacı Nerede Yetişir? Faydaları Nelerdir?

Avrupa’nın ortasında, kuzeyinde, Alpler, Hazar denizi ve ağaç yetişme sınırın sonuna kadar yetişir. Ülkemizde de yetişir. Ne zamandan beri insanlığa hizmet ettiği kesin olarak bilinmeyen ardıç tüm eski kaynaklarda vardır. Mısırlıların ardıcı tanıdıklarını papirüslerden biliyoruz. Ebers Papirüsünde ardıçla yapılmış 39 reçete vardır. Hippokrates bitkiyi birçok hastalık için kullanılmıştır.

Dioskorides dumanı yabani hayvanları kaçırdığını yazmış, üzümünden göğüs hastalıklarında, karın ağrısında, yabani hayvan ısırıklarında ve idrar söktürücü olarak yararlanmıştır. Paracelsus kan temizleyici, yara tedavi edici olarak kullanmıştır. Kneipp ardıca çok önemli bir yer vermiş, özellikle kanı toksinlerden temizleyici olarak övmüş ve uygulamıştır. Ardıca günümüzde de halk arasında büyük değer verilmektedir.

Ardıç üzerine anlatılan mistik masallar, efsaneler, inançlar anlatılamayacak kadar çoktur. Alplerde yaşayanlar şapkalarına taktıkları küçük bir ardıç dahi kendilerini yabani hayvanlara, özellikle kurtlara karşı koruduğuna inanırdı. Bazı bölgelerde ise köylüler kapılarına astıkları ardıç dalının tüm aileyi salgın hastalıklara, nazara, büyüye ve kötü ruhlara karşı koruduğuna inanırdı. Ardıç ağacı kesenin başına kesinlikle bir kötülük geleceği yaygın bir inançtı. Hiçbir bitki inançta ardıcın ulaştığı boyuta ulaşamamıştır.

Eski Türkler hastalıklardan arınmak ve kötü ruhları koymak için ardıç ağacından tütsü yaparlardı. Günümüzde de yer yer devam eden gerdek odasının, gelin, damat ve cenaze evinin tütsülenmesinin kökeni de bu inanca dayanmaktadır. Kaşgarlı Mahmud’a göre, eski Türklerde aile kutsallığını simgeler. Evin kadını her sabah küllenmiş ateşi bir ardıç dalıyla canlandırır ve bu ateşli dalla tüm evi tehlikeli cinlere karşı tütsüler.

Tıbbi Nitelikleri: Deri uyarıcı, gaz söktürücü, iştah açıcı, kan temizleyici, menstrüasyon ayarlayıcı, idrar söktürücüdür.

Kullanım Yerleri: Akne, bronşit, dezenfeksiyon, iştah, solunum organları, idrar torbası, ödem.

Yetişmesi: Ülkemizin birçok yerinde yetişir. Özellikle Anadolu’nun kuzeydoğusunda 2700 m’ye kadar yaygın görülür. Ardıcın 60’a yakın türü vardır. Ülkemizde birçoğu yetişir. Fundalıklarda, iğne uçlu yapraklı ağaçların yetiştiği aydınlık ormanlarda, güneşli yerlerde yetişir. Verimsiz dağ eteklerinde ağaç veya ağaççık olarak da görülür.

Boyu 0,5-7 m arasında değişir, 11-12 m’ye ulaştığı da görülür. Pek seyrek 4’lü halka düz grimsi yeşil iğne uçlu yapraklar yaklaşık 1 cm boyundadır. Göze çarpmayacak kadar küçük çiçekler açar. Dişi ve erkek çiçekler değişik bitkilerde bulunur. Erkek çiçekler sarı küçük başaklar, dişi çiçekler yeşil yuvarlak tırtıllar durumunda nisan ve mayısta yaprak koltuklarında açarlar. Üzüm görünümlü meyveleri çiçek açtıktan 3 yıl sonra olgunlaşır. Renkleri mavimsi siyah veya koyu morumsu lacivert, 7-9 mm çapında, 3 sert çekirdeklidir.

Korunmaya Alındığı Ülkeler: Almanya’nın Bayern eyaletinde korunmaya alınmıştır, kesilmesi kesinlikle yasaktır.

Nasıl Yararlanılır: Üzümünden, taze sürgünlerinden, yağından, odunundan damıtılan katranından (Kadyağı), reçinesinden, az da olsa odunundan yararlanılır.

Nasıl Toplanır ve Saklanır: Olgunlaşmış parlak, gergin üzümler ekimde toplanır. Yaprakları battığı için el ile toplamak oldukça zordur. Kimi yerlerde altına bez gerilip ağaca sopa vurularak dökülen üzümler toplanır. Bu durumda birlikte dökülen yaprak ve dallardan çok iyi ayıklanması gerekir. Üzüm kesinlikle güneşte kurutulmamalıdır.

Havadar, bol hava akımı olan yerlerde ince serilerek kurutulur. Kuru üzüm hava geçirmeyen doğal (boyasız) ağaç veya kapağı da cam olan kaplarda saklanır. Yapraklar ve sürgünler, sağlıklı olmasına dikkat edilerek nisandan temmuzun sonuna kadar toplanır. Odunu (genç dallar) nisandan temmuza kadar toplanır, küçük parçalara bölünür. Yaprak, sürgün ve odun üzüm gibi kurutulup saklanır. Kurutması ve saklaması çok zordur. Köklü bilgi ve deneyim gerektirir.

Kokusu ve Tadı: Tüm bitkinin kendine özgü aromalı kokusu vardır. Üzümün tadı başlangıçta acı sonraları reçinemsi tatlı ve baharlıdır. Yaprakların tadı acımsı baharlı reçinemsidir.

Yan Etkileri: Böbrek hastalarında ardıçtan yapılmış ilaçlar kesinlikle içten kullanılmamalıdır. Ardıç hasta böbreğin iç zarını tahriş eder. Yalnız dıştan çok dikkatli olarak kullanılabilirler. Yağı deride su kabarcıklarına neden olabilir. Yüksek oranda yenildiğinde idrar yollarında tahrişlere neden olur. Önerilen ölçülerde kullanılmalıdır. Özellikle kullanma süresi bir doktora sorulmadan uzatılmamalıdır.

Uyarı: Hamilelik boyunca ardıç yağı ve ardıçtan yapılmış ilaçlar kesinlikle hiçbir şekilde kullanılmamalıdır.

Çay: 1 çay kaşığı ezilmiş üzüme 150 ml sıcak su eklenir, 10 dk demlenip süzülür. Günde 2-4 çay fincan içilebilir. 1 çay kaşığı kuru üzüm yaklaşık 5 g’dır.

Yağ: Üzümünden yapılır. Evde yapılamayacağından eczaneden alınır. Mikrop öldürücüdür.

İçindeki Bazı Maddeler: Başlıca maddesi terpen (%0,5- 2) olan yüksek oranda eterli yağ, acı madde, juniperin, tanen, reçine, pektin, pentozan, inosit, karınca asidi, asetik asit, kalsiyum, potasyum, üzüm şekeri. Yaprak ve taze sürgünlerde C vitamini vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.